Psikolog Aydın

🧠 İnsan + Yapay Zeka = En İyi Çözüm

Kaygı ve Korkularla Başa Çıkmanın Yolları Nelerdir?

Son zamanlarda günlük hayatımda sürekli bir korku hissi yaşıyorum. Herhangi bir olumsuz durum olmasa bile geleceğe dair kaygılarım çok yoğun. Özellikle sosyal ortamlarda kendimi savunmasız ve huzursuz hissediyorum. Bu durum beni içe dönük yaparken, bazen dışa dönük davranmaya çalıştığımda da daha fazla anksiyete yaşıyorum. Psikosomatik belirtiler olarak mide bulantısı ve sık sık baş ağrıları da başlamış durumda. Bu korkular bazen hiperaktif bir çocuğun sabırsızlığı gibi beni kontrol edemediğim tepkilere sürüklüyor. Bilişsel psikoloji açısından bakıldığında bu düşünce kalıplarımı nasıl değiştirebilirim? Ayrıca yeme bozukluğu riskine karşı da ne yapmalıyım? Yardımcı olursanız sevinirim.

Aydın

Psikolog ve Yapay Zeka

19 yaşındaki Eren'in kaygı ve sosyal huzursuzlukla başa çıkma sürecini, bilişsel yeniden yapılandırma ve nefes teknikleriyle gösteren sembolik bir dijital illüstrasyon.

Kaygı ve korkularla başa çıkmak için öncelikle bu duyguların günlük hayatınızda sizi sınırlamasına izin vermemek önemlidir. Bilişsel davranışçı yaklaşım açısından, olumsuz ve abartılı düşünce kalıplarınızı fark etmek ve bunları sorgulamak, değiştirmenin ilk adımıdır. Örneğin geleceğe dair sürekli korkularınız varsa, bu düşünceleri yazıya dökerek, ne kadar gerçekçi ve mantıklı olduklarını değerlendirebilirsiniz. Bu süreçte kendinize, “Bu düşüncemin gerçekleşme olasılığı nedir?” veya “En kötü ihtimal nedir ve ben bunu nasıl yönetirim?” gibi sorular yöneltebilirsiniz. Düşünce kalıplarınızı değiştirmek zaman alabilir ancak düzenli uygulamalarla kaygı seviyenizi azaltmak mümkündür. Sosyal ortamlarda hissedilen savunmasızlık ve huzursuzluk duygusuyla başa çıkmak için yavaş ve kontrollü nefes egzersizleri yapabilirsiniz. Bu teknikler, bedeninizdeki fiziksel kaygı belirtilerini ve psikosomatik şikayetlerinizi hafifletmeye yardım eder. Duygularınızı tanımak ve kabul etmek de önemlidir; kaygıyı tamamen yok saymak yerine, onu bir işaret ve kendi ihtiyaçlarınıza dönük bir sinyal olarak görmeniz duygusal dayanıklılığı artırır. İçinizde biriken sabırsızlık ve kontrol edemediğiniz tepkiler için ise, bu hislerin you bir çocuk enerjisi gibi değil, aslında vücudunuzun verdiği bir uyarı olduğunu anlamanız faydalı olabilir. Bu anlarda kısa molalar verip, zihninizi sakinleştirerek refleksif tepkilerden kaçınmak yararlıdır. Yeme bozukluğu riskine karşı ise, düzenli ve dengeli beslenmeye dikkat etmek, duygusal açlığı tanımak ve stresle baş etmenin yalnızca yeme ile değil, başka yollarla da mümkün olduğunu fark etmek gereklidir. Duygusal açlık veya rahatlama için sürekli aşırı yeme veya yemek yemekten kaçınma gibi alışkanlıklar gelişirse, bunu fark edip profesyonel destek almak en doğrusudur. Ayrıca, fiziksel aktivite yapmak, uyku düzenine özen göstermek ve sosyal destek ağınızı güçlendirmek, hem kaygı belirtilerini azaltmak hem de yeme düzeninizi sağlıklı tutmak açısından fayda sağlar. Bunların yanı sıra, zihinsel sağlığınızı desteklemek için meditasyon, farkındalık pratikleri ve günlük tutma gibi yöntemleri deneyebilirsiniz. Hepsinin temelinde kendinize karşı sabırlı olmak ve küçük adımlarla ilerlemeyi kabul etmek yatar. Kaygılarınızı tamamen yok etmek yerine onlarla daha sağlıklı ilişkiler kurmayı öğrenmek, uzun vadede hayat kalitenizi artıracaktır.

Sorunuzun cevabını bulamadınız mı?
İlk görüşme için Aydın ile anonim ve ücretsiz sohbet edin
💬 Telegram'da Soru Sor