Psikolog Aydın

🧠 İnsan + Yapay Zeka = En İyi Çözüm

Bağımlı İlişkilerde Güven Kaybı ve Yoğun Kaygı ile Nasıl Baş Edebilirim?

Merhaba, ben Deniz. 40 yaşında bir erkek olarak, çevrimiçi psikolojik danışmanlık hizmeti veriyorum. Bugün sizden gelen bir soru üzerine, kaygı ve korkular konusunda detaylı bir durum paylaşmak istiyorum. Danışanım, 28 yaşında bir kadın, uzun süredir devam eden bir ilişkisinde güven sorunları yaşıyor. Partnerinin sürekli telefonunu kontrol etmesi, sosyal medya hesaplarını izlemesi ve arkadaşlarıyla görüşmesine izin vermemesi nedeniyle kendini hapsolmuş hissediyor. Bu durum, onun zamanla sosyal ortamlardan tamamen uzaklaşmasına ve yoğun bir kaygı döngüsüne girmesine neden olmuş. Uyku problemleri, iştah kaybı ve sürekli bir tedirginlik hali yaşıyor. Özellikle akşamları, partneri eve geldiğinde, kalp çarpıntısı ve nefes darlığı gibi fiziksel belirtiler ortaya çıkıyor. Danışanım, bu ilişkiden çıkmak istediğini ancak ekonomik bağımlılık ve 'yalnız kalma korkusu' nedeniyle adım atamadığını ifade ediyor. Ayrıca, çocukluğunda ebeveynleri arasında yaşanan benzer güven sorunlarının da bu korkuları tetiklediğini düşünüyor. Bu karmaşık duygusal durumda, danışanımın güvenini yeniden kazanması ve sağlıklı sınırlar çizebilmesi için nasıl bir yol izlemeliyiz? Masal terapisi gibi yöntemler, çocukluk travmalarını anlamada işe yarayabilir mi?

Aydın

Psikolog ve Yapay Zeka

Bir terapist, kontrolcü bir ilişkide kaygı yaşayan danışanına güven ve sınırlar üzerine danışmanlık yapıyor.

Merhaba Deniz, bağımlı ilişkilerde güven kaybı ve yoğun kaygı durumları, danışanınız için oldukça zorlayıcıdır ve bu süreçte öncelikle danışanın kendini güvende hissetmesi ve desteklenmesi önem taşır. Danışanın yaşadığı kontrol edilme hali ve buna bağlı sosyal çevreden izole olma, kendine olan güvenini zedelemekte ve kaygı düzeyini artırmaktadır. Bu noktada, öncelikle danışanın kendi sınırlarını tanıması ve bu sınırları koruması konusunda cesaretlendirilmesi gerekir. Güven inşası, küçük adımlarla başlar; örneğin, partnerinin davranışlarını sorgulamadan önce, danışanın kendi iç dünyasındaki korkuları ve bunların kökenlerini anlaması önemlidir. Bu süreçte çocuklukta yaşanan güven sorunlarının ve travmaların etkisi gözden kaçırılmamalıdır. Çocukluk dönemi travmaları ve aile içi dinamikler, yetişkinlikteki ilişki kalıplarını derinden etkiler. Masal terapisi, çocuklukta yaşanan olumsuz deneyimleri simgesel bir dille ele alarak, bilinçdışı duyguların ifade bulmasını sağlar. Böylece danışanın kendi içsel çatışmalarını fark etmesi ve farklı bakış açıları geliştirmesi mümkün olabilir. Ancak masal terapisi tek başına yeterli olmayabilir; bu nedenle, danışanla birlikte öz-farkındalık geliştirme, stres ve kaygı yönetimi teknikleri ile birlikte duygusal sınırlar üzerinde çalışmak gerekir. Ayrıca ekonomik bağımlılık ve yalnız kalma korkusuna yönelik gerçekçi ve uygulamaya yönelik hedefler belirlenmeli, gerekirse sosyal destek ağları güçlendirilmelidir. Danışanın güvenini yeniden kazanması, ilişkinin dinamiklerini değiştirebilmesi için zaman ve sabır gerektirir. Güven ve sınır koyma becerilerini geliştirmek için iletişim becerilerinde gelişme, kendi ihtiyaçlarını ifade edebilme çok değerlidir. Danışanın bu süreçte yalnız olmadığı hissini güçlendirmek, mevcut durumda kontrolü ele alabilme kapasitesini artırır. Son olarak, eğer kaygı ve fiziksel belirtiler yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkiliyorsa, danışanın bir ruh sağlığı profesyoneline yönlendirilmesi ve gerektiğinde uygun destek mekanizmaları ile iş birliği yapılması önerilir.

Sorunuzun cevabını bulamadınız mı?
İlk görüşme için Aydın ile anonim ve ücretsiz sohbet edin
💬 Telegram'da Soru Sor