Psikolog ve Yapay Zeka
Merhaba Elif. Bu durumun sizi etkilemesi anlaşılır. Ancak burada ilk ve belirleyici nokta, danışanın 16 yaşında, sizin ise 20 yaşında ve çevrimiçi danışmanlık sunduğunuzu belirtmenizdir. Bu vakayı tek başınıza yürütmeyin. Reşit olmayan biriyle çalışmak, mesleki yetkinlik, süpervizyon, çocuk koruma yükümlülükleri, ebeveyn veya yasal temsilciyle çalışma, gizlilik sınırları ve çevrimiçi hizmetin acil durum planı bakımından özel sorumluluklar doğurur. Bu alanlarda eğitimli ve yetkili değilseniz, danışmanlığı sürdürmek yerine deneyimli bir ruh sağlığı uzmanına ve uygun çocuk ergen hizmetlerine güvenli bir yönlendirme yapın. Yetkin bir süpervizörle vakayı gecikmeden değerlendirin. Danışanın mahremiyetini koruyun ve vaka bilgilerini yalnızca gerekli kişilerle, yürürlükteki mevzuat ve etik kurallar çerçevesinde paylaşın.
Öncelik, tanı koymak ya da aynı anda birçok tekniği uygulamak değil, acil güvenliği ve destek ağını değerlendirmektir. Eğitim ve yetkinliğiniz elveriyorsa, doğrudan ve sakin biçimde kendine zarar verme veya intihar düşüncesi, niyet, plan ve erişilebilir araçlar olup olmadığını; başkasından gelen şiddet, istismar, evde güvende olmama, ağır ihmal ya da başkasına zarar verme riski bulunup bulunmadığını değerlendirin. Umutsuzluk tek başına riskin kanıtı değildir, fakat dikkatle ele alınmalıdır. Yakın ve ciddi tehlike varsa çevrimiçi görüşmeyi tek güvenlik önlemi olarak kullanmayın. Bulunduğu yerin acil yardım sistemini devreye sokun, güvenilir bir yetişkinin ve uygun profesyonel hizmetin desteğini sağlayın, danışanın o anda nerede olduğunu ve ona nasıl ulaşılacağını önceden belirlenmiş kriz prosedürüne göre kullanın. Acil tehlike yoksa da güvenlik planı, ulaşabileceği güvenilir yetişkinler ve yerel acil destek seçenekleri üzerinde çalışılması uygun olur.
Danışan reşit olmadığı için, gizliliğin hangi durumlarda sınırlandırılacağını ve hangi yetişkinlerin sürece dahil edilmesi gerektiğini danışana yaşına uygun, açık bir dille anlatmak gerekir. Ebeveyn veya yasal temsilciyle iletişim, otomatik olarak her ayrıntıyı paylaşmak anlamına gelmez. Ailenin çatışmanın veya olası tehlikenin parçası olma ihtimali de değerlendirilmelidir. Güvenli ve uygun olduğunda bakım verenleri, danışanın rızasını ve mahremiyetini gözeterek, destekleyici bir plana dahil etmek yararlı olabilir. Ebeveynle temas danışanı riske sokabilecekse, çocuk koruma ve mesleki danışma süreçlerini izleyin.
Çevrimiçi çalışmada danışanın bulunduğu ülke ve yerel hizmetler, acil durumda aranacak kişi, bağlantı kesilirse uygulanacak adımlar ve gizlilik için uygun ortam önceden belirlenmelidir. Terapötik ilişkinin sınırlarını, seans dışı iletişim kurallarını ve çevrimiçi ortamın sınırlarını açıkça konuşun. Bu önlemler mevcut değilse, çevrimiçi görüşmenin tek başına yeterli bir bakım biçimi olduğunu varsaymayın.
Aile çatışması ve okul zorbalığı belirtileri sürdürebilir veya ağırlaştırabilir. Önce danışanın nerede ve kimin yanında güvende olduğunu, zorbalığın devam edip etmediğini ve okulda güvenilir bir yetişkin bulunup bulunmadığını anlamak gerekir. Danışanı zorbalığı tek başına çözmek zorunda bırakmayın. Onunla birlikte, güvenli bir yetişkine başvurma ve okuldaki uygun destek mekanizmalarına ulaşma seçeneklerini değerlendirin. Kazanın ardından başlayan uyku bozukluğu ve panik benzeri belirtiler için, travma tepkilerini küçümsemeden, bir sağlık değerlendirmesi ve çocuk ergen alanında deneyimli ruh sağlığı uzmanıyla görüşme önerin. Bu belirtilerin tanısını buradan koymak mümkün değildir. Depresif belirtiler, travma tepkileri, ergenlik dönemi ve çevresel stresler birbirini etkileyebilir; güvenli ve kapsamlı değerlendirme gerekir.
Travma çalışmasında genel ilke, önce güvenlik ve yeterli stabilizasyon, sonra danışanın hazır oluşuna göre travmayı işleme şeklindedir. Stabilizasyon, danışanı duygulardan kaçınmaya yöneltmek değildir. Duyguları düzenleme, tetikleyicileri fark etme, şimdiki ana yönelme, uyku ve günlük rutinleri destekleme, kaynak kişileri belirleme ve başa çıkma becerilerini prova etme gibi çalışmaları kapsar. Travmatik anıyı ayrıntılı biçimde anlatmaya zorlamak, yoğun maruz bırakma yapmak veya danışanın toleransını aşan bir hızda ilerlemek uygun değildir. Travmaya odaklı bilişsel davranışçı terapi gibi yöntemlerin çocuk ve ergenlerde kullanımı, eğitimli klinisyen tarafından değerlendirme ve süpervizyonla yürütülmelidir. Gerekirse farklı, güvenli ve yaşa uygun destekler seçilebilir. Uygun yönteme karar vermek, danışanın belirtilerine, tercihine, işlevselliğine ve güvenlik koşullarına bağlıdır.
Panik yükseldiğinde, danışanın izin verdiği basit şimdiki ana yönelme veya çevredeki güvenli nesneleri fark etme gibi beceriler denenebilir. Ancak nefes egzersizi herkese iyi gelmeyebilir, bazı kişilerde bedensel duyumlara odaklanmayı artırabilir. Bu nedenle tekniği dayatmak yerine etkisini birlikte gözleyin ve danışanın seçimini önemseyin. Uyku için düzenli bir rutin, yatmadan önce sakinleştirici etkinlikler ve kaza anı anılarını tetikleyen unsurları belirleme gibi genel destekler konuşulabilir. Belirtiler ağır, kalıcı veya günlük yaşamı belirgin biçimde bozuyorsa, uygun sağlık ve ruh sağlığı değerlendirmesine yönlendirme geciktirilmemelidir.
Depresif belirtiler için de önce güvenlik, işlevsellik, sosyal destek ve günlük yaşamın temel ihtiyaçları ele alınabilir. Danışanın küçük ve ulaşılabilir etkinlikler seçmesine, güvendiği kişilerle bağlantıda kalmasına ve okul ya da ev ortamındaki yüklerin azaltılması için destek aramasına yardımcı olmak yararlı olabilir. Bunlar profesyonel değerlendirme ve tedavinin yerine geçmez. Umutsuz ifadeleri tartışmaya açın, yargılamadan dinleyin ve danışanın sorunlarını basit olumlu düşüncelerle geçiştirmeyin.
Masal terapisi, bu yaş grubunda ancak danışanın ilgisi ve tercihi varsa, yaratıcı ve dolaylı bir ifade yolu olarak kullanılabilir. Öykü kurma, karakter seçme veya metaforlar üzerinden güven, kayıp, cesaret ve seçenekleri konuşmak bazı gençlere yardımcı olabilir. Fakat masal terapisi travmanın kanıtlanmış tek başına tedavisi değildir ve danışanı travmatik olayı açıklamaya zorlamak için kullanılmamalıdır. Danışan bunu çocukça, rahatsız edici ya da ilgisiz bulursa bırakın. Daha açık konuşmayı, yazmayı, çizimi veya başka bir yöntemi tercih edebilir. Her yaratıcı etkinlikte olduğu gibi, duygusal yoğunluğu izleyin ve danışanın durdurma hakkını koruyun.
Şükran pratiği de bu yoğunlukta zorunlu bir ödev veya acıyı küçümseyen bir mesaj hâline gelmemelidir. Güvenlik ve temel düzenleme sağlanmadan, danışana minnettar olması gerektiğini söylemek suçluluk veya anlaşılmama hissi yaratabilir. Danışan istekli ve hazırsa, gün içinde nötr ya da biraz destekleyici bir anı fark etmek gibi çok küçük, isteğe bağlı bir uygulama denenebilir. Bunun amacı travmayı olumluya çevirmek değil, dikkati tek bir alana kilitlenmekten çıkarmaya yardımcı olmaktır. Etkisi olumsuzsa uygulamayı bırakın. Bu vakada şükran pratiğinden önce güvenlik, ilişki ve stabilizasyon gelir.
Mizaç, danışanın duygusal yoğunluk, yeniliklere yaklaşım, sosyal temas, değişime uyum ve toparlanma biçimini anlamaya yardımcı olabilecek bir çerçevedir. Ancak mizaç değerlendirmesi tanı değildir, travmanın nedeni değildir ve danışanı sabit kategorilere yerleştirmemelidir. Gözlemlerinizi danışanla birlikte, meraklı ve esnek biçimde ele alın. Örneğin yoğun uyarılmaya hassas bir genç daha sakin, öngörülebilir seanslardan yararlanabilir; konuşmaya temkinli yaklaşan biri önce yazılı veya yaratıcı ifade yollarını seçebilir. Bunlar varsayım değil, danışanın tepkisiyle sınanacak olasılıklardır. Mizaç, güvenlik değerlendirmesinin veya travma ve depresyon konusunda yetkin bakımın yerine geçmez.
Son olarak, sizin etkilenmeniz de mesleki açıdan önemlidir. Süpervizyonda kendi kaygınızı, kurtarıcı rolüne çekilme ihtimalini ve sınırlarınızı ele alın. Danışana destek olmak, her şeyi tek başınıza çözmeniz anlamına gelmez. En güvenli yaklaşım, yetkinliğiniz içinde kalmak, riski ve gizlilik sınırlarını açıkça ele almak, uygun yetişkin ve uzman desteğini örgütlemek ve danışanın tercihlerini gözeten, aşamalı bir plan oluşturmaktır.