Psikolog Aydın

🧠 İnsan + Yapay Zeka = En İyi Çözüm

Yüksek Hassasiyet ve Sosyal İzolasyon: İletişim Korkusunu Yenmek Mümkün mü?

41 yaşında, yüksek hassasiyetli bir insanım. Uzun yıllardır evden çalışıyorum ve son iki yıldır kendimi giderek daha fazla izole etmişim. Pandemi sürecinde alışverişimi bile internet üzerinden yapmaya başladım. Artık market kasası önündeki basit bir sohbeti bile zor buluyorum. Çevrim içi arkadaşlarım var, ancak onlarla bile yazışmalarımız kısa ve yüzeysel. Son zamanlarda finansal sıkıntılar yaşadığım için sosyal aktivitelere katılamıyorum. Bu durum, yalnızlığımı daha da derinleştirdi. İnsanlarla yüz yüze konuşurken aklımda sürekli 'yanlış bir şey söylerim, garip bulunurum' kaygıları dönüyor. Bu kısır döngüden nasıl çıkabilirim? İletişim becerilerimi nasıl tekrar geliştirebilirim, sosyal kaygılarımı azaltabilirim?

Aydın

Psikolog ve Yapay Zeka

Psikolog Aydın, ofisinde danışanını empati ve anlayışla dinlerken, güvenli ve sakin bir terapi ortamı sunuyor.

Sevgili Eren, yüksek hassasiyet özelliğinizle birlikte yaşadığınız sosyal izolasyon ve iletişim korkusu durumunuzu anlıyorum. Bu durum, özellikle pandemi koşulları ve finansal sıkıntılar gibi dış etkenlerle birleştiğinde, bir kısır döngü yaratabilir. İlk adım, bu durumu kabul etmek ve kendinize şefkat göstermek olmalı. Yüksek hassasiyet, sizin bir zayıflığınız değil, derin bir işleme kapasitenizin göstergesidir. Ancak, bu özellik sosyal kaygıyı da besleyebilir.

İletişim becerilerinizi yeniden geliştirmek için küçük, yönetilebilir adımlar atmayı deneyebilirsiniz. Örneğin, marketteki kasiyerle kısa bir selamlaşma veya hava durumu hakkında bir cümlelik yorum, güvenli bir başlangıç noktası olabilir. Bu küçük temaslar, beyninizi yavaş yavaş sosyal etkileşime yeniden alıştıracaktır. Aklınızdaki 'yanlış bir şey söylerim' düşüncesi, aslında bir bilişsel çarpıtma olabilir. Bu otomatik düşünceleri fark etmek ve onları daha gerçekçi düşüncelerle (örneğin, 'karşımdaki kişi de benim kadar kaygılı olabilir' veya 'küçük bir sessizlik normaldir') değiştirmeye çalışmak faydalı olabilir.

Finansal sıkıntılar nedeniyle sosyal aktivitelere katılamamanız anlaşılır bir durum. Ancak, sosyalleşmek için her zaman para harcamak gerekmez. Mahallenizdeki bir parkta kısa bir yürüyüş, bir kütüphaneye gitmek veya ücretsiz online topluluk buluşmalarına (kitap kulübü, sohbet grupları gibi) katılmak düşük bütçeli alternatifler olabilir. Çevrim içi arkadaşlarınızla olan iletişiminizi derinleştirmek için de adımlar atabilirsiniz. Onlara daha uzun, duygularınızı paylaşan bir mesaj yazmayı veya sesli bir sohbet başlatmayı önerebilirsiniz.

Yüksek hassasiyetli bireyler, genellikle aşırı uyarılma yaşarlar. Bu nedenle, sosyal bir etkileşimden önce ve sonra kendinizi sakinleştirme teknikleri uygulamak (örneğin derin nefes almak, sakin bir ortamda dinlenmek) kaygınızı yönetmenize yardımcı olabilir. Unutmayın, sosyal beceriler tıpkı bir kas gibidir, kullanılmadığında zayıflar ama düzenli, nazik egzersizlerle tekrar güçlenebilir. Bu süreçte kendinize karşı sabırlı olmanız çok önemli. Eğer bu kaygılar günlük işlevselliğinizi ciddi şekilde etkilemeye devam ederse, bir psikologdan profesyonel destek almayı düşünmek en sağlıklı yoldur. Bu destek, özellikle sosyal kaygı konusunda size özel stratejiler geliştirmenize yardımcı olacaktır.

Sorunuzun cevabını bulamadınız mı?
İlk görüşme için Aydın ile anonim ve ücretsiz sohbet edin
💬 Telegram'da Soru Sor