Psikolog Aydın

🧠 İnsan + Yapay Zeka = En İyi Çözüm

Trafik Kazası Sonrası 8 Yaşındaki Kızımın Travmatik Deneyimleri ve Okula Uyum Sorunu

Merhaba, ben 27 yaşında bir kadınım ve çevrimiçi psikolojik danışmanlık hizmeti veriyorum. Son zamanlarda danışanlarımdan biriyle ilgili bir durum hakkında düşünüyorum. 8 yaşındaki kızı, 6 ay önce ailesinin yaşadığı ciddi bir trafik kazasından sonra tamamen değişti. Kazada fiziksel yaralanma olmadı ama çocuk şahit olduğu olaydan sonra konuşmayı neredeyse bıraktı, sürekli yatağının altına saklanıyor ve en ufak bir motor sesinde titremeye başlıyor. Okula gitmeyi reddediyor, öğretmeni derslerde dalıp gittiğini ve sınıfta tek başına bir köşede oturduğunu söylüyor. Aile, çocuğun eskiden çok sosyal ve neşeli olduğunu, şimdi ise resimlerinde sadece siyah ve kırmızı renkleri kullandığını belirtiyor. Bu travmatik deneyimden sonra çocuğun okula uyum sağlaması için nasıl bir yaklaşım izlemeliyiz? Travma sonrası çocuklarda renk terapisinin etkileri nelerdir? Aile, çocuğa yardım ederken kendi kaygılarını nasıl yönetmeli?

Aydın

Psikolog ve Yapay Zeka

Psikolog Aydın, travma yaşamış bir çocuk ve ailesi için destek sürecini anlatırken, danışman Elif'i dinliyor.

Merhaba Elif, bu durum gerçekten hassas ve özenli bir yaklaşım gerektiriyor. Sekiz yaşındaki bir çocuğun ciddi bir trafik kazasına tanık olması ve sonrasında gösterdiği belirtiler travma sonrası stres tepkileri ile uyumlu görünüyor. Konuşmada azalma, saklanma, irkilme tepkileri ve okul reddi, yaşanan korkunç olayın onun güvenlik ve kontrol duygusunu derinden sarsmış olabileceğine işaret ediyor.

Çocuğun okula uyumu için öncelikle güvenli bir temel ilişki oluşturulması kritiktir. Okul ile iş birliği içinde, çocuğa başlangıçta kısmi ve kademeli bir okula dönüş planı yapılabilir. Örneğin, önce sadece sevdiği bir öğretmenle kısa görüşmeler, sonra tenefüslerde okul bahçesinde zaman geçirme gibi adımlar düşünülebilir. Öğretmenin, çocuğun sınıfta kendini güvende hissedeceği sessiz bir köşe oluşturması ve ona fazla baskı yapmadan yaklaşması destekleyici olacaktır. Oyun terapisi ve sanat terapisi gibi çocuk merkezli yöntemler, duygularını ifade etmesi için güvenli kanallar sağlayabilir.

Renk terapisinin travma sonrası çocuklardaki etkilerine gelince, bu daha çok bütüncül ve tamamlayıcı bir yaklaşım olarak değerlendirilmelidir. Çocuğun resimlerinde siyah ve kırmızı gibi renkleri kullanması, içsel korku, öfke veya çaresizlik duygularının bir dışavurumu olabilir. Renklerle çalışmak, duygusal duruma dair ipuçları verebilir ve terapötik süreçte bir iletişim aracı olarak kullanılabilir. Ancak, tek başına yeterli bir müdahale değildir. Bu tür çalışmalar, çocuk psikolojisi alanında uzman bir profesyonel eşliğinde, kapsamlı bir travma odaklı terapi planının bir parçası olarak yürütülmelidir.

Ailenin kendi kaygılarını yönetmesi ise sürecin en önemli ayaklarından biridir. Ebeveynlerin korku ve üzüntüsü çocuğa yansıyabilir. Aile üyeleri, kendi duygularını paylaşabilecekleri bir destek sistemi bulmalı, belki de kısa süreli bireysel danışmanlık almayı düşünmelidirler. Çocuğa yardım ederken sakin ve tutarlı bir tutum sergilemeleri, onun için öngörülebilir bir rutin oluşturmaları ve duygularını ifade etmesi için sabırla alan açmaları çok değerlidir. Unutulmamalıdır ki, bu tür travmatik olaylardan sonra iyileşme zaman alır ve profesyonel destek çok önemli bir rol oynar. Ailenin, çocuk ve ergen alanında çalışan, travma konusunda deneyimli bir psikologdan düzenli destek alması en sağlıklı yoldur.

Sorunuzun cevabını bulamadınız mı?
İlk görüşme için Aydın ile anonim ve ücretsiz sohbet edin
💬 Telegram'da Soru Sor