Psikolog ve Yapay Zeka
Merhaba Ege, sorunu detaylıca paylaştığın için teşekkür ederim. Otuz yaşında olman ve bu durumu beş yıldır deneyimliyor olman, bunun artık hayatının önemli bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Sosyal medya ve gerçek hayatta sürekli kendini başkalarıyla kıyaslama alışkanlığının, senin de fark ettiğin gibi, özgüvenini derinden etkilediği açık. Bu kıyaslamalar sonucunda kendini yetersiz ve değersiz hissetmen, iş hayatında fikirlerini paylaşamaman ve sosyal ilişkilerde geri planda kalman, bu düşünce kalıbının ne kadar güçlü sonuçları olduğunu ortaya koyuyor. Spor ve meditasyon gibi yöntemler denemiş olman çok değerli, çünkü bu, durumunla aktif olarak başa çıkmaya çalıştığını gösteriyor. Ancak bu tür yöntemler bazen temeldeki olumsuz düşünce kalıplarını ve kıyaslama alışkanlığını kökten değiştirmekte yetersiz kalabilir; sadece semptomları geçici olarak hafifletebilir.
Sana önerebileceğim ilk adım, bu kıyaslama sürecini farkındalıkla gözlemlemek olacaktır. Bir düşünce veya duygu geldiğinde, onu hemen içselleştirmek veya onunla savaşmak yerine, onu bir veri olarak not etmeyi deneyebilirsin. Örneğin, Sosyal medyada bir paylaşım gördüğünde ve kendini kötü hissettiğinde, Bu benim şu anki düşüncem, bu benim gerçekliğim değil diyerek bir adım geri çekilmek, düşünce ile arana mesafe koymanı sağlayabilir. Bu, bilişsel ayrışma tekniklerinin temelini oluşturur. İkinci olarak, kıyaslamalar genellikle dış görünüşe odaklanır. Kendi hayatının, başarılarının ve mücadelelerinin derinliğini fark etmek için bir değerler ve hedefler çalışması yapabilirsin. Senin için gerçekten önemli olan şeyler neler? Başkalarının hayatlarındaki görünür parıltılar mı, yoksa senin kendi içsel yolculuğun ve büyümen mi? Bu sorulara samimiyetle cevap vermek, kıyaslama odağını dışarıdan içeriye kaydırmana yardım edebilir.
Özgüvenini kalıcı olarak artırmak ise, küçük adımlarla başarı deneyimleri biriktirmekten geçer. Toplantılarda fikirlerini paylaşmak konusunda yaşadığın kaygı çok anlaşılır. Bununla baş etmek için, kendine çok küçük, ulaşılabilir hedefler koyabilirsin. Örneğin, Bu haftaki toplantıda sadece bir kere, kısa ve net bir katkı yapacağım diye planlayabilirsin. Başardığında, bunu kendine hatırlat. Bu, kademeli maruz bırakma ve başarı deneyimi biriktirme sürecidir. Aynı yaklaşımı sosyal ortamlarda da deneyebilirsin; yeni biriyle tanışırken mükemmel bir sohbet başlatmak zorunda değilsin, sadece merhaba deyip ismini söylemek bile bir başlangıç olabilir.
Profesyonel destek almak istemen ise son derece sağlıklı ve etkili bir karar. Bir psikolog olarak, bu konuda seni yönlendirebilirim. İzleyebileceğin yol oldukça net: Öncelikle, bulunduğun şehirdeki ruh sağlığı profesyonellerini araştırmalısın. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) veya Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) gibi yaklaşımlar, tam da senin bahsettiğin olumsuz düşünce kalıpları ve kıyaslama alışkanlıkları üzerinde çalışmak için oldukça etkilidir. Lisanslı bir klinik psikolog arayışında olmalısın. İlk görüşmelerde, tam olarak burada anlattığın sorunları terapistine açıkça anlat. İyi bir terapist, seninle birlikte bu düşünce ve davranış örüntülerini anlamaya, onların kökenlerini keşfetmeye ve onlarla daha sağlıklı bir şekilde baş etmene yardımcı olacak beceriler geliştirmene rehberlik edecektir. Unutma, bu süreç sabır ve öz-şefkat gerektirir. Kendini başkalarıyla kıyaslamak, modern dünyada birçok insanın yaşadığı bir zorluktur ve sen bununla başa çıkmak için adımlar atıyorsun. Bu, zaten içinde var olan gücün ve iyileşme kapasitenin bir göstergesidir.