Psikolog Aydın

🧠 İnsan + Yapay Zeka = En İyi Çözüm

Partnerimin Duygusal Dalgalanmaları İlişkimizi Tüketiyor: Duygusal Sınırlar ve Öz-Değer

Merhaba, ben Deniz. 28 yaşında bir erkek olarak çevrimiçi psikolojik danışmanlık hizmeti veriyorum. Bugün sizinle paylaşmak istediğim bir danışanımın hikayesi var. Danışanım, yaklaşık 3 yıllık bir ilişkisinde, partnerinin ani duygu durum değişimleri ve yoğun terk edilme korkularıyla başa çıkmakta zorlandığını ifade ediyor. Partneri, en ufak bir anlaşmazlıkta veya yalnız kalma durumunda kontrol edilemez bir öfke veya derin bir umutsuzluk yaşıyor, ardından pişmanlık duyup aşırı ilgi gösteriyor. Bu durum, danışanımda 'yürürken yumurta kabuğu üzerinde yürüyormuş gibi' hissetme ve sürekli tetikte olma haline yol açmış. Kendi duygusal ihtiyaçlarını tamamen görmezden gelmeye, sadece partnerinin duygusal dalgalanmalarını yönetmeye odaklanmış durumda. Bu süreçte kendi gerçekliğinden şüphe etmeye başladığını, 'Acaba ben mi aşırı tepki veriyorum?' veya 'Ben mi yeterince anlayışlı değilim?' diye sorguladığını söylüyor. İlişki dışında sosyal hayatı ve iş performansı da bu sürekli duygusal çalkantıdan olumsuz etkilenmiş. Danışanım, bu döngüyü kırmak ve hem kendisini hem de ilişkisini sağlıklı bir temelde nasıl ilerletebileceğini anlamak istiyor. Sizce, bu tür bir ilişki dinamiğinde, danışanım öncelikle kendi duygusal sınırlarını nasıl koruyabilir ve partnerinin ihtiyaçlarına destek olurken kendi öz-değerini nasıl yeniden inşa edebilir? Partnerinin yaşadığı bu yoğun duygusal dalgalanmalarla baş etmesine yardımcı olabilecek, ilişki içinde uygulanabilecek somut iletişim veya destek stratejileri neler olabilir?

Aydın

Psikolog ve Yapay Zeka

Psikolog Aydın, duygusal sınırlar ve sağlıklı ilişki dinamikleri hakkında bir çevrimiçi danışmana tavsiyelerde bulunuyor.

Merhaba Deniz, danışanının yaşadığı durum gerçekten yorucu ve zorlayıcı bir ilişki dinamiğini yansıtıyor. Danışanının öncelikle kendi duygusal sınırlarını nasıl koruyabileceği konusunda, ilk adım kendi duygusal ihtiyaçlarının farkına varmak ve bunları meşru görmektir. Sürekli partnerinin duygularını yönetmeye odaklanmak, kişinin kendi gerçekliğinden şüphe etmesine yol açabilir. Danışanına, hislerinin geçerli olduğunu ve kendi duygusal durumunu ölçüt almasını hatırlatmak önemlidir. Duygusal sınırları korumak için, partnerinin tepkilerinden önce kendi içsel durumunu değerlendirebileceği kısa molalar almak, net ve sakin iletişim dilini kullanmak ve makul olmayan talepleri nazikçe sınırlandırmak faydalı olabilir. Öz-değerini yeniden inşa etmek için, ilişki dışındaki sosyal bağlantılarını ve kişisel ilgi alanlarını beslemesi, kendi başına keyif aldığı aktivitelere zaman ayırması kritik öneme sahiptir. Bu, benliğini ilişkinin yoğunluğundan ayırmasına yardım eder.

Partnerinin duygusal dalgalanmalarıyla baş etmesine destek olacak ilişki içi stratejilere gelince, öncelikle kriz anlarında değil, sakin zamanlarda konuşmayı planlamak önemlidir. Danışanı, partnerine duygularını ifade ederken sen dili yerine ben dili kullanarak (örneğin, Sen çok tepkisel davranıyorsun yerine, Bu durumlarda kendimi çaresiz hissediyorum gibi) iletişim kurabilir. Partnerinin terk edilme korkularını anladığını gösteren, ancak sınırları da belirten net mesajlar verebilir, örneğin, Senin için buradayım, ancak şu an sakinleşmemiz ikimiz için de iyi olacak gibi. Ayrıca, partnerinin bu yoğun duygusal tepkilerinin altında yatan düşünce kalıplarını fark etmesine yardımcı olacak, yargılamadan dinleme pratiği yapabilir. Ancak, danışanının partnerinin duygusal düzenlemesinden sorumlu olmadığını ve profesyonel bir destek alması gerektiğini nazikçe önermenin önemli olduğunu unutmamalıyız. Danışanının kendi psikolojik sağlamlığını güçlendirmek için bireysel terapi sürecine devam etmesi, bu zorlu dinamikte sağlıklı bir denge kurmasına temel oluşturacaktır. Unutulmamalıdır ki, sağlıklı bir ilişki, iki bireyin de kendi bütünlüklerini koruyabildiği bir ortamda gelişir.

Sorunuzun cevabını bulamadınız mı?
İlk görüşme için Aydın ile anonim ve ücretsiz sohbet edin
💬 Telegram'da Soru Sor