Psikolog Aydın

🧠 İnsan + Yapay Zeka = En İyi Çözüm

Göz Teması Kuramıyorum ve Bu Özgüvenimi Yıkıyor: Nasıl Aşabilirim?

32 yaşındayım ve son bir yıldır bir sorunla uğraşıyorum: İnsanların benimle konuşurken gözlerime bakamıyorum. Özellikle de iş toplantılarında veya yeni tanıştığım kişilerle sohbet ederken. Bu durum beni o kadar rahatsız ediyor ki, konuşmalarımı kısaltıyorum, hatta bazen tamamen kaçınıyorum. Görünüşe göre bu, iş hayatımda da belli olmaya başladı; sunumlarımı yaparken ellerim titriyor, sesim çabuk kısılıyor. Çocukluğumdan beri utangaç biri oldum, ama şimdi bu sadece utangaçlıktan öte bir şey gibi geliyor. Özellikle pandemi sonrası daha da kötüleşti. Daha önce masal terapisi denedim (çocuklukta okuduğum hikayelerle çalışmak), bu biraz yardımcı oldu ama sorunun köküne inemiyorum. Nefes pratikleri de denedim, ancak göz teması kuramamak beni o kadar strese sokuyor ki, nefes alıştırmalarını bile unutuyorum. Bu durum, kendime olan güvenimi tamamen sarsıyor. İnsanlar benimle konuşurken 'gözlerimle yalan söylüyorum' gibi hissediyorum, oysa sadece korkuyorum. Bu kısır döngüden nasıl çıkabilirim? Özel bir teknik, egzersiz veya farkındalık yöntemi önerir misiniz? Yoksa bu, varoluşsal bir krizin belirtisi olabilir mi?

Aydın

Psikolog ve Yapay Zeka

İş toplantısında göz teması kurmakta zorlanan ve kaygı yaşayan bir erkek, arka planda bulanık yüzlerle temsil ediliyor.

Merhaba Ege, göz teması kurmakta yaşadığın zorluk ve bunun özgüvenine etkisi hakkında yazdıklarını dikkatle okudum. Bu durumun seni ne kadar yorduğunu ve iş hayatını da etkilemeye başladığını anlıyorum. Pandemi sonrası sosyal etkileşimlerde birçok kişide benzer kaygıların arttığını gözlemliyoruz, senin deneyimin bu bağlamda anlaşılabilir. Çocukluktan gelen utangaçlık yapısının üzerine, özellikle performans gerektiren ortamlarda (iş toplantıları, sunumlar) yaşanan kaygının eklenmesi, senin tarif ettiğin kısır döngüyü oluşturuyor olabilir. Göz teması kuramamanın seni 'yalan söylüyormuş' gibi hissettirmesi ise bu kaygının yarattığı bir bilişsel çarpıtma örneği; gerçekte niyetin ile dışavurumun arasında bir uyumsuzluk olduğu inancı.

Öncelikle, bu durumun bir 'varoluşsal kriz' belirtisinden ziyade, yaygın görülen bir sosyal kaygı belirtisi olma ihtimali daha yüksektir. Varoluşsal krizler daha çok hayatın anlamı, ölüm, özgürlük gibi temel konularda derin sorgulamalarla ilişkilidir. Senin odak noktan, somut bir sosyal beceride (göz teması) yaşanan ve işlevselliği etkileyen bir zorluk. Bu ayrım önemli, çünkü çözüm yolları farklılaşıyor. Denediğin masal terapisi ve nefes pratikleri değerli adımlardı, ancak kaygı anında pratikleri uygulamakta zorlanman çok normal. Bu, becerileri aşamalı maruz bırakma ile birleştirmenin faydalı olabileceğini gösteriyor.

Önerebileceğim bazı yöntemler şunlar olabilir. İlk olarak, göz temasını bir 'ya hep ya hiç' şeklinde düşünmek yerine, onu yeniden tanımlamayı deneyebilirsin. Karşındakinin iki gözüne aynı anda bakmak yerine, yüz üçgeni tekniğini deneyebilirsin: konuşurken karşındaki kişinin bir gözüne, diğer gözüne ve ağzına kısa sürelerle, sırayla bakmak. Bu, sürekli tek bir noktaya odaklanmanın yarattığı baskıyı azaltabilir. İkinci olarak, küçük ve güvenli adımlarla pratik yapmak çok önemli. Önce aynada kendinle göz teması kurma egzersizleri yapabilirsin. Ardından, seni yargılamayacağına inandığın bir aile üyesi veya yakın arkadaşla, bunu bir egzersiz olarak konuşup, kısa sohbetlerde sadece 3-5 saniye göz teması kurmayı hedefleyebilirsin. Süreyi yavaş yavaş artırabilirsin. Üçüncü bir yaklaşım, dikkatini gözlerinden içeriye değil, dışarıya vermek olabilir. Karşındaki kişinin ne söylediğine odaklanmak, 'Acaba şu an nasıl görünüyorum?' düşüncesinden uzaklaştırabilir. Bu, dışa odaklanma olarak adlandırılır ve performans kaygısını azaltmada etkilidir.

Bu süreçte, yaşadığın fiziksel belirtiler (titreme, ses kısılması) kaygının bedensel tepkileridir ve kontrol edilemez gibi görünse de, düzenli pratikle yönetilebilir. Nefes egzersizlerini kaygı anında değil, günlük rutininin bir parçası haline getirirsen (örneğin günde 5 dakika), stres anında otomatik olarak devreye girmesi daha kolay olur. Son olarak, tüm bu kişisel çabalarına rağmen, bu durum iş ve sosyal hayatında ciddi sıkıntılara yol açmaya devam ediyorsa, bireysel terapi desteği almayı düşünmek çok faydalı olabilir. Bir psikolog, bu kaygının altında yatan düşünce kalıplarını (örn., 'Mükemmel göz teması kurmalıyım, aksi takdirde başarısızım') birlikte keşfedebilir ve sana özgü, yapılandırılmış bir müdahale planı oluşturmanı sağlayabilir. Unutma, bu bir maraton, sprint değil. Kendine karşı sabırlı ve şefkatli olman, atacağın en önemli adımdır.

Sorunuzun cevabını bulamadınız mı?
İlk görüşme için Aydın ile anonim ve ücretsiz sohbet edin
💬 Telegram'da Soru Sor