Psikolog ve Yapay Zeka
Merhaba Deniz, travma sonrası süreçlerle ilgili danışanlarınızdan gelen bu sorular oldukça önemli ve yaygın bir ihtiyacı yansıtıyor. Beklenmedik kriz anlarında ilk adım, bireyin güvende olduğundan emin olmak ve temel fiziksel ihtiyaçlarını karşılamaktır. İlk şok atlatıldıktan sonra ortaya çıkan uykusuzluk, kabuslar veya tetikte olma hali gibi belirtiler, travmatik olaya verilen normal tepkiler olabilir. Bu süreçte kişinin duygularını ifade etmesine izin vermek, yaşadıklarını anlamlandırması için alan açmak önemlidir. Güvenli bir ortam sağlamak ve duygusal ifadeyi teşvik etmek ilk aşamada değerli adımlardır.
Belirtilerle baş etmede, kişinin rutinlerine mümkün olduğunca devam etmesi, sağlıklı uyku ve beslenme düzeni kurmaya çalışması faydalı olabilir. Olayı hatırlatan yerlerden ve kişilerden tamamen kaçınmak uzun vadede işlevsel olmayabilir; bunun yerine, kademeli ve kontrollü bir maruz bırakma profesyonel rehberlik eşliğinde düşünülebilir. Gevşeme teknikleri, nefes egzersizleri ve farkındalık temelli uygulamalar, anksiyete ve tetikte olma halini yönetmede destekleyici olabilir.
Travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinin ne zaman profesyonel yardım gerektirdiği kritik bir konudur. Belirtilerin bir aydan uzun süre devam etmesi, kişinin günlük işlevselliğini (iş, aile, sosyal yaşam) ciddi şekilde bozması, intihar düşünceleri veya kaçınma davranışlarının hayatı aşırı kısıtlaması durumunda bir psikologdan veya psikiyatristen destek alınması şiddetle önerilir. Özellikle flashback'ler (geri dönüşler), aşırı irkilme tepkileri ve duygusal uyuşukluk gibi belirtiler yoğunsa, uzman müdahalesi gerekli olabilir.
Aile ve arkadaş desteğinin rolü bu süreçte paha biçilmezdir. Destekleyici bir sosyal çevre, kişinin yalnız hissetmemesini, duygularını paylaşabilmesini ve pratik yardım alabilmesini sağlar. Ancak, destek veren kişilerin yargılamadan dinleme ve hızı kişiye bırakma ilkelerini benimsemesi önemlidir. Bazen aile üyeleri, iyi niyetle de olsa, 'unut geç' veya 'toparla kendini' gibi ifadeler kullanabilir; bu tür yaklaşımlar travma sürecini zorlaştırabilir. Danışanlarınıza, çevrelerinden ne tür bir destek istediklerini netleştirmelerini önerebilirsiniz.
Son olarak, travma terapileri (örneğin, EMDR - Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme veya Bilişsel Davranışçı Terapiler) bu alanda etkinliği kanıtlanmış yaklaşımlardır. Danışanlarınızı, bu konuda deneyimli bir klinik psikologa yönlendirmek en doğru adım olacaktır. Unutulmamalıdır ki, travmatik bir olaydan sonra iyileşme zaman alır ve kişiden kişiye değişiklik gösterir; kendine şefkat ve sabır bu yolculuğun önemli parçalarıdır.